Aktive Edilmiş Karbon Filtreli Musluk Ucu Arıtıcı
Aktive Edilmiş Karbon Filtre Nedir?
Karbon filtreler son derece gözeneklidir ve geniş bir yüzey alanına sahiptir. Sadece 4 gram aktif karbon, bir futbol sahasına (6400 m2) eşdeğer bir yüzey alanına sahiptir. Aktif karbon filtrelerin kirletici maddeleri ve diğer maddeleri absorbe etmede çok etkili olmasını sağlayan devasa yüzey alanıdır. Organik bileşikler bir karbon filtrenin yüzeyine bağlanır veya yapışır çünkü su ve kirletici maddeler birbirini çeken polar bileşiklerdir. Bu da onları kötü tatları, kokuları ve sudaki diğer partikülleri azaltmada etkili hale getirir. Bir karbon filtresi, su akarken kirletici maddeler için gözenekli bir otopark görevi görür. Küçük gözenekler mikron cinsinden ölçülür. Mikron ne kadar küçük olursa, filtrelemede da o kadar ince olur. Düşük akış hızı ve basınç, kirleticilere karbonu park etmek veya yapışmak için daha fazla zaman tanır. Suyun bir karbon filtrenin yüzeyi ile temas süresi ne kadar fazlaysa, filtreleme o kadar verimli olur. Aktif Karbon filtreler, klorun kötü tat ve kokusunun giderilmesinde mükemmeldir. Aktif karbon filtreler minimum % 90 oranında serbest kloru temizleyebilir.
İade Konusunda Önemli Hatırlatma!
Arıtıcının montajı yapılmadığı veya filtrenin etrafındaki jelatin çıkarılmadığı takdirde ürün alındıktan sonra 15 gün içinde faturası ile beraber iade edilebilir.
Montajı yapılan veya filtrenin etrafındaki koruma jelatini çıkarılan ürünlerin iadesi/değişimi sağlık ve hijyen koşulları nedeniyle mümkün değildir.
Neden Portatif Su Arıtma Cihazı?
Ekonomiktir.
1 UF membran filtre ve karbon filtre ile 1200 L, seramik filtre ile ise 1000 L su arıtabilirsiniz. Bu da yaklaşık 19 L'lik 63 ve 52 damacanaya eş değerdir.
Kurulumları kolaydır.
Kutudan çıkan kullanım kılavuzu yardımıyla herhangi bir teknik desteğe ihtiyaç duymadan ürün kurulumunu tamamlayabilir, temiz su almaya başlayabilirsiniz. Seramik filtreyi 15 günde bir filtresini zımpara yardımı ile temizleyerek filtrenin kullanım ömrünü uzatabilirsiniz. 3-4 Ayda bir filtreleri kendiniz değiştirebilirsiniz. Yuvarlak uçlu her türlü musluğa kutudan çıkan aparatlar yardımıyla kolaylıkla monte edilebilir, ihtiyaç halinde çıkartabilirsiniz.
Çevre dostudur.
Suyu filtrelerken enerjiye ihtiyaç duymadığından dolayı herhangi bir karbon ayak izi oluşturmaz. Plastik şişe kullanımınızı azaltarak doğayı korumanıza yardımcı olur. Arıtım yapmadığınız zamanlarda, yanındaki tuş yardımıyla filtre özelliğini kolaylıkla kapatıp, musluk ucu olarak kullanarak su tüketiminizi %50'ye varan oranda azaltabilirsiniz.
Sağlıklıdır.
Musluk ucu arıtıcılar sağlıklı su içmenin en ekonomik yolunu sunar. Suyu ağır metallerden, mikroorganizmalardan, klordan ve çok sayıda çözünmüş kirleticiden arındırırlar. Kartuş filtreler suyu farklı bileşenlerden arındıran katmanların bir araya gelmesinden oluşur. Kartuşu oluşturan katmanlara göre arıtıcılar farklılaşır.
1. Klor:
Şebeke suyunda insan sağlığı için tehlike oluşturan en büyük tehdit klordur.
Yerel idareler herhangi bir salgın hastalık riskini ve pis suların şebeke suyuna karışma riskini bertaraf etmek için şebeke suyunu genelde yüksek miktarda klor ile dezenfekte eder. Ancak klor, sudaki bazı organik maddelerle birleşip onları okside ederek insan sağlığı için son derece zararlı olan maddeler oluşturur. Karbonlu filtreler suyu klor ve sağlığımız için zararlı olan diğer kimyasallardan arındırma konusunda çok başarıdırlar.
Üç filtre çeşidinin kloru arıtma seviyesi, kullanılan karbon cinsi ve miktarına göre farklılık gösterir. Seramik filtre minimum %80, UF membran filtre minimum % 85 ve karbon filtre minimum %90 seviyesinde sudaki kloru arıtır.
2. Tat ve koku:
Sudaki kötü koku ve tadı en fazla etkileyen maddeler klor, kimyasallar ve uçucu organik bileşiklerdir. Bu maddeleri absorbe ederek bünyesinde tutan en temel filtreleme elemanı karbondur. UF membran filtreli model de ise karbon filtrelemenin ardından su membran filtrelerden de geçirilir. Bu nedenle suyun akış hızı ne kadar düşürülürse o kadar daha kaliteli bir su elde edilebilir.
3. Kimyasallar, toksinler ve uçucu organik bileşikler (VOC):
Bu maddeler filtrenin çeşidine göre seramik, karbon ve membran filtrelerden geçerken arıtılır. Seramik ve karbon filtrelerin gözenek boyutu 0.5 mikron iken membran filtrenin gözenek boyutu 0.2 mikrondur.
4. Bakteri, mikro organizmalar ve virüsler:
Şebeke suyundaki en düşük sağlık riskini bu maddenin oluşturduğu söylenebilir. Çünkü yerel idareler şebeke suyuna çok yüksek miktarda klor katmaktadır. Bu sayede bu riskin ortadan kaldırılmasına karşın; çok daha büyük bir risk oluşturan klor ortaya çıkmaktadır.
5. Kir, tortu ve pas:
Bu maddeleri her üç filtre de %100 başarıyla arıtabilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular
1-Suyun TDS değeri nedir? Suyun kalitesi veya sağlıklı olup olmadığı konusunda bir fikir verir mi?
TDS’nin tam karşılığı “Toplam çözünmüş katı maddeler” dir. TDS, suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Suyun TDS değeri suyun kirli veya temiz olduğunu ifade etmez. Cihaz sadece sudaki çözünmüş katı maddelerin miktarı hakkında bir değer verir. Bu nedenle bu kriter sağlık bakanlığının insani tüketim amaçlı sular yönetmeliğinde belirtilen temel analiz kriterleri arasında da yer almaz. Reverse Osmosis su arıtma cihazlarında bu değer çok düşük çıkar (0-15). Bu da suyun neredeyse saf su haline geldiğini gösterir. Oysa ki suda insan vücudu için son derece yararlı olan kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller bulunmaktadır. Musluk ucu arıtma cihazlarının en önemli avantajlarından birisi de bu faydalı mineralleri arıtmamasıdır. Greentechwater arıtma cihazlarımızdan çıkan suyun TDS değerinde bu nedenle çok büyük değişiklik gözükmez. Avrupa Birliği minimum TDS değerinin 150 ppm, Dünya Sağlık Örgütü ise minimum TDS değerinin 100 ppm olmasını önermektedir. Avrupa'nın en çok satılan su markası Evian’ın TDS değeri ise 270 ppm dir.
2-Minerallerden arındırılmamış su içmek neden önemli?
Suyun içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum dışındaki mineraller de son derece önemlidir. Doğada ve insan vücudunda 84 element bulunmaktadır. İnsan vücudunun bütün bunlara ihtiyacı vardır, çünkü bu elementlerin hiçbiri insan vücudunda üretilmemektedir. Bu minerallerin tamamı doğal sularda bulunmaktadır. Mineraller insan yaşamı için çok önemlidir. İnsanın kemik ve kan hücrelerinde kalsiyum ve demir bulunur. Aynı şekilde sinir hücrelerinin çalışması, kasların gerilip gevşemesi gibi canlılık olaylarında minerallerden gelen metaller büyük rol oynar. Vücudumuzdaki enzim ve vitaminlerin çalışması için de mineral kökenli maddelere ihtiyaç vardır.
Doğal sular ters ozmoz özellikli arıtıcılardan (tezgah altı üstü arıtıcılar) geçtikten sonra minerallerinin hemen hemen tamamını kaybeder.
3- Şebeke suyundaki klorun sağlığımıza bir zararı var mıdır?
Klor (klorür, klorin), zararlı birçok mikroorganizmayı öldürebildiği ve ekonomik olduğu için şebeke sularının dezenfeksiyonunda kullanılan en yaygın maddedir. Ancak klorun sudaki organik veya azotlu maddelerle birleşmesi sonucu ortaya çıkan trihalometan adlı kimyasalların kansorejen olduğu ispat edilmiştir. Bu nedenle şebeke sularındaki mikroorganizma riski son derece düşük olmasına karşın, klor ise en önemli sağlık riskini oluşturmaktadır.
4- Arıtıcılarınız sudaki kireci önler mi?
Hayır önlemez.
Halk arasında genel olarak kireç adı verilen tortular, sudaki minerallerin kendisini oluşturur. Yani aslında suyun zenginliğini ifade etmektedir.
Suların kaynatılması sırasında meydana gelen kireç ve tortu, yüksek mineralli doğal sulara sertliğini veren suda çözünmeyen kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat bileşikleridir. Bu bileşikler düşünülen zararının aksine, içilen sudaki mineral zenginliğinin ve sağlığın bir göstergesidir.
5- Arıtıcıdan gelen suyun kalitesini artırabilir miyim?
Tüm fitrelerdeki arıtma işleminin temeli, suyun içerisinden geçtiği membran, karbon veya seramikteki kalış süresidir. Bu nedenle arıtılan suyun debisi ne kadar düşükse suyun arıtılma seviyesi de o kadar yüksek ve dolayısıyla tadı da o kadar güzel olacaktır.